Hüseyin Nihal Atsız (1905–1975), Türk edebiyatı ve düşünce hayatında özellikle Türkçülük akımıyla özdeşleşmiş bir isimdir. 12 Ocak 1905’te İstanbul’da doğdu. Babası Deniz Binbaşısı Mehmet Nail Bey’di. Askerî Tıbbiye’ye girdi; ancak siyasî görüşleri ve disiplin sorunları nedeniyle okuldan çıkarıldı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi ve bir süre öğretmenlik yaptı.1930’lu ve 40’lı yıllarda çıkardığı dergilerle (özellikle Orhun) Türkçü fikriyatın sert ve polemikçi bir temsilcisi oldu. II. Dünya Savaşı yıllarında açılan 1944 Irkçılık-Turancılık Davası’nda yargılandı ve bir süre tutuklu kaldı. Bu dava, Türkiye’de milliyetçi düşüncenin kamusal tartışmasında önemli bir dönüm noktasıdır.Edebî yönü en çok romanlarıyla öne çıkar. “Bozkurtların Ölümü” ve “Bozkurtlar Diriliyor” adlı eserlerinde Göktürk tarihini epik bir anlatımla işler. “Ruh Adam” ise psikolojik ve metafizik unsurlar içeren farklı bir romandır. Şiirlerinde tarih, kahramanlık, yalnızlık ve idealizm temaları belirgindir.Atsız’ın düşüncesi, Türkçülüğün daha katı ve ırk temelli yorumlarından birini temsil eder. Bu yönüyle hem güçlü bir takipçi kitlesi edinmiş hem de yoğun eleştirilere maruz kalmıştır. 11 Aralık 1975’te İstanbul’da vefat etti. Türk milliyetçiliği literatüründe etkisi, ölümünden sonra da sürmüştür.Onu anlamak için yalnızca siyasi metinlerine değil, romanlarındaki sembolizme ve tarih tasavvuruna da bakmak gerekir. Çünkü Atsız’da tarih, sadece geçmiş değil; bir idealin aynasıdır.

